16 Mayıs 2009 Cumartesi

sinyal sesi

teknolojinin ülkemize sürekli olarak geç gelmesi nedeniyle tv de izlediğimiz yabancı filmlerde yada dizilerdeki o manasız sahne -karakter evine gelir, montunu bi yere sallar ve ilk hareketi telefonun sesli mesajlarını kontrol etmek olur. çok artistik- mobil telefonların bu hizmeti sunmaya başlamasından bu yana bedenimde mana bulmuştur. bu olayın çok eğlenceli olduğunu bir arkadaşım üzerinde deneyerek test ettim.

çok ilginç bir gündü. arkadaşımın telefonu kapalıydı ve ne yapılması gerektiğini bilmiyordum. bir anda sesinin kime ait olduğunu yıllardır düşündüğüm o abla dedi ki "aradığın kişiye ulaşamıyoruz. evine baktık yok, okuluna gittik derse girmemiş. yok yani. ama mesaj bırakabilrsin. :(...) kadarda bir ücreti var." derken bir durgunluk geldi bana. ücret lafını her duyduğumda bir durgunluk gelir. herneyse "sinyal sesinden sonra diyeceğini dersin." dedim olur. ve ona hayatının belkide ilk sesli mesajını gönderdim. lakin sesli mesaja alışkın olmayan bünye mesajı görmemiş. mesajı dinlemesi için tekrar aradım açtı. dedim "sesli mesaj yolladım. bakmanı istiyorum." saolsun ve dinledi. dinlerken aynı zamanda konuşmakta istemiş. yazık alışık değiliz ya. insanın dialoğa giresi geliyor demek ki. sonra tekrar aradı. yani bizim için çok faydasız oldu. ama bıraktık ve sonuca varabildik.

1 yorum:

keremsakaoglu dedi ki...

sesli mesaj dinlemek çok daha garip. bi de oole izlediğimiz filmlerdeki gibi de olmuyo ki ben dinliim dedim bi saat yok efendim 3 bas 2 ye bas o ne ya biri bana bişe demiş sen diosun 2,3.. ama ben 2 sinde 3 ünde de değilim hani hep bi cevap verme isteği oluyo doorusu şaşılacak iş.