20 Ekim 2009 Salı

kakiş ve fırt

kakiş konusuna katıldığım gibi, hiç burnunu mendille silmemiş bir insan olarak -ciddiyim- mendil (selpak, kağıt, tuvalet kağıdı) kullananlarda da gördüğüm bir alışkanlık şudur ki, "madem sümüğümü sildim bi bakayım ne çıkmış bu sefer?" lan niye bakıyosun kapat sok cebine. hayır ben dikkat ediyorum böyle şeylere sevimsiz bi hal yani seni izlemek. sil ve bakma. "belki altın çıkar" mantığıyla nereye kadar ey türk halkı.

bu pis şeylere bakma iç güdüsü olani insan oğlunda pis kokan şeyi bir kaç kere koklamak gibi bir reflexi de mevcuttur. "osurdun mu lan yine? psınf(1). öff bu ne ya sıçsaydın! psınıf(2). ehh sana be. kalk kalk dayanamıcam artık. psınf(3). öff rezalet." gidiceksen bi an önce git kardeşim. gidene kadar 3 kere çektin içine dolu dolu. söyleniceğine uzaklaş. koklama yani.

çorap konusu mesela. sabah saatlerinden beri ayaktan çıkmayan çorap bi kere koklanır. çok kötü koktuğu bilindiği halde yinede koklanır. sonra test amaçlı tekrar koklanır. neden? bilemiyoruz. endorfinle alakalı olduğunu düşünüyoruz. isviçreli bilim adamları araştırıp postaya mail atıcaklarmış:

kirli çorabın iki kere neden koklandığını bulduk. deri ayakkabıların yaptığı çikomastik bolibon etkisi ve bilardo iskarpinlerinin sıkma pensesi üzerindeki konnektör uçlarına çok yüklenildiğinden.

posta - en arka sayfa

-isviçreli bir grup bilim adamının yaptığı araştırtmalara göre...

Hiç yorum yok: