18 Ekim 2010 Pazartesi

çayın modern dünyaya ayak uydurması

kahve olayının böyle göklerde bir yeri varmış gibime gelio benim. bardağıyla, üstündeki ufak deliğiyle ve el yanmasın diye "müşteriyi de düşündük, eşek değiliz o kadar" icat edilmiş kartonu, acaip isimleri ve bunların karıştırılmaması. italyanca mı desem "krapeli franpaçino" böyle ispanyol mu acaba nedir? tam bilemiyorum yani altancığım.

neyse işte bu eda, bu tavrın yanında bizim çay efendi, böyle hani teyzeler telefon kullanamaz dalga geçilir ya aile içinde onlar gibi kalakaldı. yetişemio yazık yani. üzülüyorum çay için. çocuklar falan artık içmez bence çay. kahvaltıda sike sike içer ama pezevengler diyemez ki annesine "sabah monçeranolu beyaz kahve yapar mısın?" "çabuk yat terliği yiçen şimdi! tarih özetini yazdın mı sen!".

çay sipariş eden kıllı kolları olan kadın bu avam ortamdan kendini soyutlayamaz olsun ama yinede denemesini istediğim bir mucitliğim var benim. yani o kolların neden kıllı senin ya? neyse tamam. konu şu: bizde çayımıza italyanca inglizce karışıklı isimler ekleyip 3 liradan satacaz. al işte;

toprilla çayotti: demli çay
frepanello çayorolla: açık çay
buziya chayo sheftrbi/limeoyuğla: buzlu çay (icetea şeftali yada limon)

bunların yanında ek olarak kullanılabilinecek kelimelerimiz;

rora: tek şekerli
gore: şekersiz
naaptıolumotti şerbotti yapotti onu be oharuyano: ergen için şeker miktarı (bir ergen siparişi için çayın yanına 3 tane koy, taşıdığın tepsiye fazladan 1 tane daha at nolur nolmaz.)
normal: 2 şekerli.

yani şöyle kullanılabilir;

toprilla çayotti rora: tek şekerli demli

1 yorum:

ceyd dedi ki...

ben bu yazıyı paylaşmak istesem nasıl paylaşacam yau. f nerede yok mu yoksam?

yorum da yapayım. ivit öyle olsun.