22 Ekim 2015 Perşembe

Bukowskinin Bilmem Kaçıncı Eşi



Merhaba.

Yukarıdaki adam Bukowski. Teptiği de bilmem kaçıncı eşi. Buko içip içip şiir, hikaye falan yazan adam ya da şiir hikaye yazıp yazıp içen adam. Bi gün röportaj sırasında abla "Sadece seninle birlikte olmak zorunda diilim" gibi bişi söylüyor. Sigarayı içişinden anladığımız kadarıyla Buko Bey iki şişe şarabı devirmiş üzerine de bikaç bira içmiş zaten. Önce sakin yaklaşıyor olaya sonra da ana bacı kayıp tekmeliyor kadını. Buko vurdukça bu Kara Murat, Buko vurdukça bu Kara Murat.

Tekmeliyor dediğim de kardeşini çok kızdırınca bişi yapamayacağını bilip oturduğu yerden sinire kestiğinde attığı tekmeler gibi. Çocukça gayet yani. Şiddet sınıfına girmez bence ama hoş değil tabiki. Zarif adam Buko. Böyle ters ilişkilere gelemiyor demek sadece. Ya sen bi kere seni sevdiğini bildiğin bi adamın üstüne niye o kadar gidiyorsun yani. Seven aşık olan insan sınanır mı hiç ya. Kadın da olsa erkek de olsa başlatılmaması gereken bi test bu. Hiç gereği yok.

Çok afedersiniz de söylemeden edemicem. Kadının da öküzü var. Erkeğin nasıl varsa kadının da var yani. Bu benim aklıma ilk geldiğinde dedim ki "Ne diyosun lan sen? Kadın hiç öküz olur mu? Öküz dediğin erkeğe yakışır." Öküz! diyip gözlerini devire devire arkasını dönen bi adam canlandı gözümde o an. Çok garip bi düşünceymiş gibime geldi "Öküz Kadın" en başında. Ama evet var yani böyle kadınlar gerçekten. Çok sonradan yaşanılan bi aydınlanma bu benim için biliyor musun. Bazı kadınlar için mesela bişiler yapmışlığı herkesin vardır ve işler istediğin gibi gitmezse bi şekilde kendinde ararsın sorunu. Ben en azından kendimde aradım hep. Şu an fark ediyorum ki aslında hepsi benden kaynaklanmamış olabilir. Öküz kadına denk gelmiş olabilirim sadece :) Anlamadı yani çözemedi verdiğin o değeri. "Hiç ilgilenmiyorum seninle" tavırlarının altında düşünsene öküzlük var :) Çok garip oluyor. Gerçek bi odun var hoşlandığın kadının içinde. Meğer o öküzmüş sana geçit vermeyen. "Bıırrrrşşşş öküz! Az yana geç de şu kadına aldığım çiçekleri nezaketen de olsa kabul etsin bi koklasın ondan sonra teşekkür etsin ve olamayacağını kibar bi şekilde söylesin".

Ulan tahtada soru çözmesi için kaldırıldığında soruyu bilmesine rağmen ayakları zıngır zıngır titreyip, hop desen oracıkta ağlayacak sıfır özgüvenli ablaların tenefüste yanına "Biraz konuşabilir miyiz?" diye gelen o sevgi dolu çocuklara et muamelesi yapan, konuşmaya bile tenezzül etmeyip burnunu kaldıra kaldıra besfirendiyle arkalarını dönüp giden deliler tanıyorum ve o nezaketin, saygının sadece büyüklere gösterildiğini sanan insanlarla büyüdüğümüzü düşünüyorum gerçekten artık.

 Bu gün gördüm lan daha çocuklar var bizim burda liseye falan gidiyorlar. Çocuk getirmiş çiçeği kıza veriyor almıyor kız çiçeği. Hım mım yapıo. Hayvan işte. Daha lisede içine öküz kaçmış. O öküz sonra öyle hızlı büyüyor ki önünü alamayınca o kız üniversite yıllarında fark etmeden öküz olmuş ayı. Erkekten ayrılmasına dair içinde barındırdığı tek şey hala 6 sn de bir seks düşünmüyor oluşu. Onu biz öküzlerden ayıran en büyük özelliği bu yani. Ki biz ergenliğinden beri 6 sn de bir seks düşünen canlılar olarak yeni bir erkeğin kendisini 9 sn altına düşürene kadar aramıza alamayız. Bizim de kurallarımız var.

Adamlar olarak biz gerçekten öküzle o kadar çok ilişkilendirildik ki bir Allahın kulu da çıkıp demedi "Ulan bu adamlara haksızlık ediyor olabilir miyiz?" Ya sitkom mesela. Adam hep anlamayan öküz. Yıl dönümlerini unutan ayı. Yok efendim klişe klişe adam figürleri. Amanda ne komik. Öğrenilmiş çaresizlik mi diyorlar öyle bişi gibi. Bu o sanırım. Ben zaten öküzüm. Unutsam da öküzlüğüme verilir diye toplumsal olarak leş bi değere sahip oluyoruz. Adam katil. Adam cani. Adamlar tecavüzcü. Adamlar şey. Ne o. At ağazlı.

Yok ya. Yemezler abi. Gönül rahatlığıyla diyebiliyorum ki "Kadınların bazıları öküzdür ve öküzler ne ister? Çok basit. Otlak mera falan." Al bu öküz kadını gir koluna yürü AVM de. Bi hoşuna gider bi hoşuna gider anlatamam. Akşama kadar gezsin AVM de canına minnet. Ona da baksın buna da baksın. İki kelime etmeye çalış, çalışıyorsa işinde ne olmuş ne bitmiş, çalışmıyorsa evde neler oluyor. Abisi mi kızdı dayısının kızı mı kaçtı. O akşam çıkarken annesini, babasını nasıl kandırdığını falan dinlersin işte. Ufak bir ortak tespit, bir izlenim, bi fikir, bi hayal, bi ne bileyim işte etrafındaki olayların farkındalığı, ürettiği bişey ya da karşısındaki adama güzel bi kaç cümle. Karşısındaki kadından kendisi için güzel sözler işittiğini iddia eden bi adam duydunuz mu siz mesela? Belki vardır. Ama ben inanmıyorum. Bu konunun da ateistiyim. İlla bi yerde vardır falanı da kabul etmem. Gelsin bana bi anlatsın. Bi şartım var ama (nedenini bilmiyorum kopmak üzereyim konudan)

1- Kadın şair olmayacak

Öküzün sohbeti de varsa yoksa kendisidir biliyor msn. "Ben benden bana benle bensiz ben ben ben ben" He tamam ya sensin sen. Çok güzelsin. Çok hoşsun. Ama şamdak ayısından da hallicesin bebeyim. Gel sana bi mokoçikoferatte alayım da iç doya doya.

Kafası inceliğe çalışmayan dümdüz kadın. Gerçekten Allah göstermesin. Ben niye gaza geldim bilmiyorum ama şu yazının başında "Buko vurdukça bu Kara Murat" tan aklıma "Kader" geldi yine Uğur'a sinirlendim galiba. Delirtiyor bu kadın beni. Çok değişik hallere giriyorum. Hiç böyle şiddetli bişi yaşamamama rağmen şu çocukla zamanında acayip bi empati kurmuştum bırakmıyor şerefsiz peşimi ***spoiler*** Adam intaar etti  bi de filmin sonunda, ben hala ne zaman aklıma gelse anında "Sonra bak oğlum dedim kendi kendime. Yolu yok. Çekeceksin" :)) Neyi çekeceksin lan? Angry Birds oynuyosun yolu yok çekecekmiş. Mal.

Hiç yorum yok: